10 Temmuz 2013 Çarşamba
Bir Yerde Bir Güzellik Varsa Herkes Onu Yok Etmek İster Başaramazlarsa Güzellik Kendi Kendini Yok Eder
Güzel… Güzel olan her şey... bir güzellik kolay kolay oluşmaz. Oluşması için beklemek anlamsızdır. Beklenmeyen bir anda oluşur. Başlar her şey. O kadar güzeldir ki önce benim olsun dersin. Şanslıysan senin olursa bu gerçek olamaz dersin. Bu bir rüya … uyanmak istemezsin o rüyadan. Sonsuza kadar benim olsun dersin sonra. Hiçbir zaman dilimi yeterli değildir. Hepsi kısadır. Geçen zamana öyle üzülürsün ki anı kaçırırsın. Bu aşamada güzel olanı bozmak isteyenler ortaya çıkar çünkü ona sahipsindir, o güzeldir. Başkalarının sahip olamayacağı kadar güzel… dış faktörlere karşı kazanılan her zafer bir şeyler kattığı gibi bir şeyler alır götürür güzel olandan. Saflığını götürür. İlkliğini götürür. Gizliliğini götürür. Eğer hiçbir şey zarar veremezse ona o zaman güzelliğin kendi iradesi girer devreye. Seni bu kadar güzel bir şeye sahip olmaya değer görmez. Evrende onca insan varken neden gelip seni buldum der. Bunu hak edecek ne yaptın ki. Sonra güzel olan terk eder geri dönmemek üzere ve bu sefer yapacak bir şey yoktur. Hiçbir şey sonsuza dek sürmez ama güzel daha bir kısa sürer sanki.
MARCEL
6 Temmuz 2013 Cumartesi
YAZ ! YAZ ! YAZ !
Yaz! Yaz! Yaz!
Yaz esintisi giyimde neler gösteriyor..
Bu yaz görüleceği üzere oldukça havalı bir yaz esintisi var bayanlarda :) uzun tül etekler,mini etekler,jeanlar,şortlar,sandaletler,havalı gözlükler ve daha bir sürü şey...hayal gücünü biraz resme dökelim
o zaman bakalım yazdan kareler neler? :)
Yaz esintisi giyimde neler gösteriyor..
Bu yaz görüleceği üzere oldukça havalı bir yaz esintisi var bayanlarda :) uzun tül etekler,mini etekler,jeanlar,şortlar,sandaletler,havalı gözlükler ve daha bir sürü şey...hayal gücünü biraz resme dökelim
o zaman bakalım yazdan kareler neler? :)
desenlerin renk kattığı etekler
sandaletler
neon renkte şortlar
gözlüklerde renk işleme
desenli saten pantolonlar
neon renkte takılar
kıvrılmış jeanler ve vazgeçilmez oxford ayakkabıları
çok mu çok takılar
yuvarlak gözlükler
neon renkte elbiseler
şekilli ve hoş mu hoş sırt dekolteleri :)
altın kemer bu sene sık gördük ve görmeye de devam edeceğiz gibi
zikzak etekler
çizgili veya kareli gömleklerimizi artık jeanlerin içine sokuyoruz
aslında bu yaz en çok gördüğümüz renklerin karışımı özelliklede bu yaz turuncu, lacivert,mavi ön planda olan renkler arasında .
MİA..
4 Temmuz 2013 Perşembe
VIKTOR & ROLF 2013 İLK BAHAR VE YAZ KOLEKSİYONU
Beyaz ve siyahın vazgeçilmez olduğu bir kez daha kanıtlanmış.Bunun yanı sıra yazın metalik renklerin de baya ön planda olacağını göstermişler tasarımlarında.Tül bu sezonda göreceğiniz üzere aşırı rağbette modacıların çoğu Viktor&Rolf gibi tasarımlarına yansıtmışlar.
Koleksiyonda beyaz ve siyah dışında bej ve pudra renkleri gibi açık ve hafif tonlara yer verilmiş.Klasik kesimler ve yüksel belde bu yaz devam edeceğini göstermiş.
eğer defilesini görmek istiyoruuummm diyorsanız buyrun efendim videosu :)
Koleksiyonda beyaz ve siyah dışında bej ve pudra renkleri gibi açık ve hafif tonlara yer verilmiş.Klasik kesimler ve yüksel belde bu yaz devam edeceğini göstermiş.
eğer defilesini görmek istiyoruuummm diyorsanız buyrun efendim videosu :)
MİA..
Türk Modacılar
İlk başta moda tasarımcıları olarak ülkemizi ele almak istedim.Peki kim bu ülkemizde makasıyla kumaşa sanat yapan ünlü modacılar bunlara bir göz atalım.
Dilek Hanif: 1962 doğumlu olan dilek hanım modaya 90 yıllarda kurmuş olduğu 'Dilek Hanif Line' ile modern kadın stili yansıtan bir tarzla sektöre katılmıştır.Türkiye'de bir çok ünlü ismi giydirmiştir.İlk defilesini 2002'de gerçekleştirmiş olan Hanif ikinci defilesini de 2004 tarihinde Paris Haute Couture moda haftasında gerçekleştirerek ‘couture’ koleksiyonunu burada ilk sunan Türk tasarımcı unvanına sahip olmuştur.
Atıl Kutoğlu:Ünlü başarılı markalarla başlamıştır modacılığa.Dünyanın yaklaşık 11 ülkesinde yer aldığı tasarımlarıyla büyük beğeni toplamıştır.Ayrıca Jessica Alba ve Naomi Campbell gibi ünlü isimlerde müşterileri arasındadır.
Yıldırım Mayruk:İddialı ve istikralı olan Mayruk çocukluğundan beri moda tutkusunu şapka yaparak hayatına aktarmıştır.Daha sonraları diktiği kıyafetlerle de ünlü modacılar arasında yer almıştır.
Erdem Moralıoğlu:2005'te markasını kuran Moralıoğlu,Ryerson Üniversitesi ve Royal College of Art’ta eğitim görmüştür.Yaptığı kapsül koleksiyonuyla ‘British Fashion Fringe’ ödülünü kazanmıştır.Bir çok yabancı ünlülerde müşterileri arasındadır.
Gamze Saraçoğlu:Moda Tasarımcıları Derneği’nin yönetim kurulu üyesidir.2004 yılında kurduğu ‘Gamze Saraçoğlu Fashion Design Studio’ markası ile birçok Avrupa ülkesinde tasarımlarıyla yer almıştır.Ayrıca ünlü markalarla da çalışmış bulunmaktadır.
Hüseyin Çağlayan:Kıbrıs doğumludur 1982'de ailece İngiltere'ye göç etmişlerdir.1993'te Londra'da bulunan 'Central St. Martins College of Art and Design'dan mezun olmuştur.2006'da İngiliz Şövalyelik Nişanı ile ödüllendirildi.Çağlayan’ın müşterileri arasında Michelle Obama ve Lady Gaga gibi isimler bulunuyor.
Arzu Kaprol:Mimar Sinan Üniversitesi mezunu Beymen Academia ödülü sahip başarılı bir tasarımcıdır.Fakat Türkiye'de ki başarısını yeterli görmeyip Paris American Academy’e devam etmiştir.Müşterileri arasında bir çok ünlü yer almaktadır.
Hakan Yıldırım:1970 doğumlu olan Yıldırım,Mimar Sinan Üniversitesi Sahne Dekor Kostüm Bölümü'nden mezun olmuştur.Moda dünyasına adını Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilediği Osmanlı defilesiyle duyurmuştur.
Bahar Korçan:Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı'dır.Küçük yaşlarda modaya olan ilgisi sayesinde Parise gitmiştir.Orada Vitali Hakko ile tanışarak çalışmalarına başlamıştır.
Özlem Süer:1968'de İstanbul'da dünyaya gelen Süer,Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü'den mezun olmuştur.Tasarımın yüzde 50 sanat, yüzde 50 endüstri olduğunu söyler.Küçük bir atölyede başlayan hayatı şimdi 'Özlem Süer House Deluxe’da devam etmektedir.
Cemil İpekçi:İngiltere’deki Royal Academy of Art akademisinden mezun olmuştur.Pırlanta tasarımlarıyla oldukça ünlüdür.Bunun yanı sıra Türk Anadolu Kültürünü işleyen çalışmalara da yer vermektedir.
Cengiz Abazoğlu: Modaya olan tutkusuyla bilinen Abazoğlu, önce yardımcı stilistlik yaptı, ardından da
haute couture atölyesi açarak işine devam etmiştir. Türiye’de de birçok ünlü ismi giydiren Abazoğlu, Kanal D ekranlarında yayınlanan ‘Bana Her Şey Yakışır’ isimli televizyon programında yer almaktadır.
Özgür Masur:1979'doğumlu olan Masur genç başarılı modacılardan biridir. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Sanatları Bölümü’nde eğitim görmüştür. İTKİB’in düzenlediği Genç Tasarımcılar yarışmasında üçüncülük ödülünü almasının yanı sıra katıldığı birçok yarışmadan da dereceyle ayrılmıştır.Parkinson hastalığından etkilenerek oluşturduğu ilk koleksiyonu olan ‘Den Den Hayatlar’ ile dikkati üzerine çekip ünlü modacılar arasında yer almıştır.
buradakiler sadece bir kısmıdır yazamadığım bir çok tasarımcı var onları da ilerde kendi tasarımlarıyla yayınlamaya çalışacağım.. :)
3 Temmuz 2013 Çarşamba
MODA NEDİR ?
Peki moda deyince akla ilk giysi gelir tabi görüşlerimi genelde giysi üzerine belirticim ama sadece moda bununla mı kısıtlı ? Tabi ki hayır.Bir çok alanı var modanın örneğin;dekorasyon tasarımları, tiyatro,sinema vb. bir çok alan.Tabi ayrıca bende elimden geldiğince diğer alanlarda da paylaşım yapmayı da düşünüyorum..^__^ Moda günümüzde pahalı ürünler olarak da algılanıyor ama ben buna katılan birisi değilim.Kişinin kendisine yakışan belirli tarz üzerinde ki her şeyin moda olabileceğini savunanlardanım.
Modanın tanımı hakkında görüşlerim bunlardır eksik veya yanlış bir bilgi varsa beni de bilgilendirirseniz sevinirim ^__^
MİA..
BENİ ARA
Bence bu bir insanlık dramı, vahim içler acısı bir durum,
insanlığın derin yarası. Neden seni aramak zorundayım ben arkadaşım. Bu konuda
çok doluyum. Hayatım boyunca yaşadığım bir sorun. Ben bırak seni aramayı sen
aradığında telefonun açmak istemiyorum. Şimdi olaya açıklık getirelim. Burada
kastettiğim kişi sevmediğim insanlar değil aksine sevdiğim insanlar.
Tip 1 insanın düşüncesi:
herkes birbirin aramak zorunda çünkü öyle sebebi yok. Buna yorum dahi
yapamıyorum. Ben neden ortada hiçbir amaç yokken insanlarla sadece sesten
oluşan bir iletişim kurayım? Dikkat bu tip insan ararken kendide keyif almıyor
sadece ödev bilinciyle insanları arıyor.
Buna örnek benim arkadaşım okuldan evli ve haftada iki kez
kayınvalidesini arıyormuş. Ben tabi şoka girdim saf bir şekilde neden ya ne
amaçla dedim. Cevap belli öyle aramam lazım aramazsam hiç aramadın derler
küserler falan sorun olur dedi.
Tip2 insanın düşüncesi: ama ben özlüyorum konuşmak
istiyorum. Tamam daha makul peki neden karşı tarafa özlememe hakkı vermiyorsun.
Ya da özlemenin tek belirtisi telefon açmak mı? Bu insan konuşmaktan keyif
aldığı kişileri arar. Ama karşı tarafın onu reddetme şansı yoktur direk küser
Tip3 insanın düşüncesi: sevgi sadece aramayla ölçülür.
Arıyorsa seviyor aramıyorsa sevmiyordur. Arama sıklığı da sevgi seviyesi… bu
duygusal bir insandır sevimlidir iyidir hoştur ama uzun vadede bu da küser
Tip4 insanın düşüncesi: bağımız kopmasın! Kasan insandır hiç
çekilmez koala gibi yapışır diğer tüm tiplere derdini anlatabilirsin ama buna
asla saplantı haline getirir telefonu açmazsan onu artık görmek istemediğini
her şeyin bittiğini düşünür.
Ben ve benim gibilerin düşüncesi: telefonla konuşmayı sevmiyorum. Herkesten
anlayış göstermesini bekliyorum gibi son derece masumane ve en doğal hak. İnsanın sevgisi aramakla ölçülemez ve
telefonla konuşularak özlem giderilemez. Bu baskılar yüzünden telefonun icad
edildiği güne söven biri olarak yine de bunu kendi asosyaliğime bağlayabilirim.
Beklide gerçekten herkes birbirini aramalıdır böyle amaçsızca fütursuzca…..
Şöyle sıkıca sarılmanın yerini ne tutabilir ki…
MARCEL
2 Temmuz 2013 Salı
BAŞLANGIÇ OLARAK...
Ben marcel önce blog açma hikayemiz: sevgili arkadaşım mia
ve benim
-blog açalım mı beraber ?
-olur
Şeklindeki kısa ve öz diyalogumuzun ardından (teklif den
mia dır) iki dakika içinde karar verip başladık ve işte ta daa buradayız. Zaten
burada hakkımızdaki her şeyi ve her şey hakkındaki bizi anlatacağız zamanla.kısa
özet geçeyim madem tersten gittik devam
edelim öyle mia ve ben nerden tanışıyoruz ? okuldan efendim liseden lise son
sınıfın son demlerinde keşfettik birbirimizi. Normal insanlar ‘bak tatlım mutlaka
görüşelim tamam mı aramazsan küserim’ şeklinde ayrılırken biz ‘bro ararım
aramam belli olmaz özleyince görüşürüz bir ara’ tipinde ayrıldık kasmadan
iddasız fakat öylemi oldu yooo asla ayrılmayız dediğimiz tipler yok şimdi. Bana
gelelim ben psikoloji okuyan düşünmek dışında neredeyse hiçbir şeye yeteneği
olmayan biriyim. Her şeyden biraz yapabilen tiplerdenim. Tek bildiğim standart
dışı olduğum. Normalde bir arada durmayacak özellikle bünyemde bulunduruyorum. Tüm
bunları anlatmak için bolca zamanım ve anlatacak çok şeyim var. Mia ile beraber
farklı tellerden çalmaya başlıyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























.jpg)




.jpg)
